13 Ağustos 2013 Salı

MALATYA – HEKİMHAN DÜĞÜN ADETLERİ




KIZ İSTEME VE SÖZ TÖRENİ

Evlenecek genç, evlenme isteği ile bir kızı işaret etmişse, aileden birine bildirir. O kişide aile büyüklerini toplar, uygun düşüp düşmediğini araştırılır. Erkek tarafı uygun görmüşse, kız tarafına samımı olan birisinden haber gönderilir. “Biz kızınızı oğlumuza uygun gördük, siz de uygun bulursanız filan günde misafiriniz olacağız ne dersiniz” denir. Tabi bu işler böle kolay olmaz. Kız tarafı yok olmaz derse, çevreden daha çok sözü geçen kişiler devreye konur iş bağlanmaya çalışılır. Kız tarafı razı gelir ve kızı veririse “ağız tadı”  adı verilen tatlı yenir. ( baklava, lokum )
Aynı hafta içerisinde söz kesilir. Söz günü kız tarafı yemek hazırlar ( içli köfte, kuru fasülye, tava, baklava ) Karşılıklı yüzükler alınır ve bu yüzükleri aile büyükleri takar. (Genellikle kirve, baba )
Sözde düğün için takı istekleri belirtilir. Eskiden istekler açıkça belirtilirken, günümüzde değişen maddi olanaklar sonucu takı erkek tarafının insiyatifine bırakılır. Bayram günleri sözlüler için önemlidir. Bu günlerde kıza bilezik ve tepeden tırnağa bayramlık alınır. Nikah zamanına kadar kız damat evine kesinlikle gitmez.





DÜĞÜN ÖNCESi

Yeni evli çiftlerin en büyük meselesi  barınmadır. Eskiden çiftler büyük çoğunlukla baba evinde otururlardı. Zamana bağlı olarak değişen sosyolojik koşullar bu durumu değiştirdi. Eşlerin düğünden önce ayarladıkları ev, birkaç hafta evvelinden yerleştirilir ve oturulmaya hazır hale getirilir. Ev sorunu halledildikten sonra “pazarlık” adı verilen düğün alışverişi yapılır. Bu alışverişe; damat, gelin, gelinin ablası ya da yengesi, damadın ablası ya da yengesi katılır. Bu alışverişte kıza üstbaş alınır, ( ayakkabı, çanta, gecelik – sabahlık ) gelinlik beğenilir, düğünde takılacak takılar gelinin gözü önünde alınır. Pazarlık sırasında dikkat çeken olay kızın yanında giden ablaya ya da yengeye de mutlaka bir altın yüzük alınmasıdır. Buna ” baldız yüzüğü” denir.
Düğünden önce kız tarafı bohça hazırlar. Bu bohçada damadın babası için iç çamaşırı, seccade, gömlek, çorap; annes için elbiselik kumaş, boncuk oyalı beyaz tülbent ( bürük), el örgüsü yelek ve diğer aile bireyleri için de ufak tefek hediyeler  yer alır. Eskiden düğün günü götürülen bu bohça günümüzde düğünden bir hafta kadar önce ev yerleştirme sırasında götürülmektedir.
Düğünden bir hafta önce evlenecek kızın akrabaları, kızı ve kızın arkadaşlarını teker teker yemeğe çağırır. Buna ” eve çağırma “denir. Erkek tarafı ise bir akşam kızın ağabeyine bir kutu lokum ve para dolu bir zarf ile gider. Bunlar bizim hediyemiz deyip kızın abisinden düğün için müsaade istenir. Gelinin ağabeyi düğüne  izin verir ve parayı iade eder. Bu yemeğe de “kardeş yolu”  adı verilir. Amaç ağabeyin gönlünü almaktır.
Düğünden bir hafta – on gün önce mutlaka resmi nikah kıyılır. Resmi nikah kıyılmadan düğün yapmak mükün değildir.


DÜĞÜN GÜNÜ


Hekimhan’da düğünler erkek tarafında ayrı kız tarafında ayrı yapılır. Genellikle ev düğünü şeklinde olur ve iki gece iki gündüz sürer. Düğünden üç gün önce “bayrakçılar” evlerin çatısına o evde düğün olduğunu belirten bayrakları asarlar. Düğünlerde davul – zurna önemli bir yere sahiptir.  Haftasonu yapılan düğünlerde cuma gününden itibaren eve davul – zurna gelir ve düğün süresince evden ayrılmaz. Düğün yapanın maddi durumuna göre düğün yemeği için hayvan kesilir. Yemek pişirmek için görevli kişiler cumartesi öğle vakti düğün ahalisi için yemek pişirir. Etli bulgur pilavı, yoğurtlu çorba, türlü, tava en sık pişirilen düğün yemekleridir.
Cumartesi öğleden sonra erkek tarafı çalgıyla beraber kız tarafına gelir. Bu esnada nişan töreni yapılır ve pazarlık esnasında alınan takılar kız tarafının gözü önünde geline takılır. Kız evinde hazır bulunan şerbet ve erkek tarafına aldırılan bisküvi buradaki misafirlere dağıtılır. Takı töreninden sonra iki üç saat erkek tarafı ile kız tarafı birlikte eğlenir ve erkek tarafı kendi evine döner. Kız tarafı eğlenceye devam eder. Aynı günü akşamı erkek tarafında bol alkollü masalar kurulur. Genel olarak rakı tüketilir. Kadınlı erkekli eğlenilir, türküler söylenir halaylar çekilir. Belli bir saatten sonra erkekler eğleneceye devam ederken erkek tarafının kadınları kız tarafına kına yakmaya giderler. Kına gecesinde kız gelinliğini giyer ve başına kırmızı kına örtüsü örtülür. Eskiden damat kına gecesine katılmazken günümüzde adet de değişmiştir. Kına yakılması için gelinin avcunun açılması, onun için de kaynananın avcun içine bir altın yerleştirmesi gerekmektedir. Kına  töreninde pazarlıkta alınan baldız yüzüğü de alınan kişiye takılır. Oğlan tarafı beraberinde getirdiği ve “ana sütü” adı verilen elbiselik kumaşı da gelinin annesine hediye eder. Kına yakıldıktan sonra erkek tarafı tekrar evine döner, gelin ve arkadaşları sabaha kadar eğlenirler.


Pazar günü düğünün son günüdür. Öğlene kadar kahvaltı yapılıp hazırlanıldıktan sonra “gelin almaya” gidilir. Eskiden at ile yapılan bu yolculuk yerini en şık arabalara bırakmıştır. Bu yolculuk esnasında erkek evinde kalan bir kaç kişi de öğle yemeği hazırlamakla meşgul olur. Kız evine varınca, en öndeki bayrağı takip eden düğün ahalisi içeriye girer. Kız evinin büyüklerimisafirleri karşılarken kızın kapısı çalınır fakat kapı hemen açılmaz. Gelinin küçük kardeşleri , yiğenleri kapıda hediye isterler. Damat onların da gönlünü yaptıktan sonra kapı açılır ve gelin ile damat beraber dışarıya çıkar. Evden çıkıp arabaya gidilene kadar bir kadın gelin ile damadın önünde yürür ve birbirlerini güzel görmeleri için onlara ayna tutar. Gelin konvoy ile gezdirildikten sonra damat evine gelinir. Gelin eve gelince maddi durumu iyi olanlar gelinin ayağının dibine kurban keserler ve daha sonra bu kurbanın etinden güveyi yemeği yapılır.  Gelin ile damat eve girerken evin çatısından bozuk para, kuruyemiş, şeker, buğday bv. maddeler taılır. Burada amaç evliliğin bolluk ve bereket içerisinde geçeceğine inanılmasıdır. Eve giren gelin ve damat boş bir odaya alınır, böylece on – on beş dakika dinlenmeleri sağlanır. Gelin ve damat odadan çıktıktan sonra buradaki takı merasimi başlar. Elinde kağıt kalem olan bir kadın kimin ne taktığını not eder. Bugün kameralar bu işi yapsa da adet devam etmektedir. Takıdan sonra bir müddet daha eğlenilir ve düğün yemeği yenir.Böylece düğün bitmiş olur.

DÜĞÜN SONRASI


Gerdek gecesi akşamı ” güveyi yemeği” verilir. Bu yemeğe damadın amcası, dayısı, teyzesi ve kirveleri davet edilir. Yemekte bir de imam hazır bulunur. O gün kesilen kurbanın eti kavrulur, pirinç pilavı pişirilir, tatlı olarak sütlaç yapılır. Yemek yendikten sonra imam nikahı kıyılır ve herkes evine gider.
Bir hafta boyunca gelin baba evine uğramaz.Daha sonra gelin ile damat kızın ailesine el öpmeye gider. Bundan bir hafta sonra da kızın ailesi iade-i ziyarette bulunur. Bu ziyarete ” yolaça gitmek” adı verilir. Böylelikle kıza baba evi yolu açılmış olur.

DİĞER ADETLER



Yorgan Yüzleme = Çeyiz gitmeden önce erkek tarafıi kız tarafına gelir ve daha önce yapılmış olan yorganlara hep beraber yüz geçirirler.
Tavuk İsteme = Erkek tarafı kız çıkarma töreninden önce kız tarafından canlı tavuk ister ve muhakkak o tavuğu alır.
Silah Sıkma = Erkek tarafına ziyarete gelenler, gelmeden önce biz geliyoruz anlamında silah sıkar. Bayrakçılar ile davul – zurna misafirleri karşılar. Bu durum özellikler köylerde yaygın olan bir iletişim şeklidir.
Keyven = Düğünü yöneten kimsedir.Bütün misafirleri karşılar, kavga gürültü çıkmasını önleri maddi yardımlarda bulunur. Genellikle kirveler keyven olur.


Hiç yorum yok: